Altyapı ve tesisler
- 24 dakika
Bir veri merkezinin altyapı yapılandırmasına bakalım.
Veri merkezi tesisleri
Bir veri merkezinin işlevsel birimlerinin (sunucular, depolama, ağ) tamamı, tesisin altyapısını (fiziksel alan, güç, soğutma ve güvenlik) kullanır. Altyapı bileşen sistemlerinin her birinin montajında tasarımcılar, yedeklilik konusuna öncelik verir. Yedekli güç kaynakları, örneğin, binanın ana gücünün kesilmesi durumunda hizmet kesintileri riskini en aza indirmelidir. Yedekli soğutma, plansız bir kesinti sırasında BT ekipmanının fiziksel zarar görmesini engeller ve HVAC ekipmanlarının bakımı için planlı kesintiler sağlar.
Sunucu odası
Sunucu odası, bir dolaptaki tek bir raf ila birkaç yüz metre kare alana veya bir futbol sahası boyutunda bir depoya kadar uzanan değişik boyutlarda olabilir. Bazı yazarlar "sunucu odası" ve "veri merkezi" terimlerini birbirinin yerine kullanır. Kursun amacı doğrultusunda, bir sunucu odasını BT ekipmanlarıyla dolu tüm rafları barındıran gerçek oda ve sunucu odası olarak bir veri merkezi ve bu odanın dışında bulunabilecek tüm güç ve HVAC ekipmanını tanımlarız.
Raf ve raf birimi (U) kavramını daha önce tanıttık. Şekil 6’da, açık bir dolabın içindeki bir raf gösterilmektedir. Bazen raflara da dolap denir. Birçok raf çeşidi vardır, ancak en yaygın olanları 19 inç genişliğinde (aynı U’daki her bir deliğin merkezinden doğru ölçülür) olanlardır. Bazı IBM ekipman rafları, eski ana bilgisayarlardan gelen anlayışla, direkten direğe 24 inç ölçüsündedir. Genellikle, kablo dolaplarında zemine veya duvara kalıcı olarak monte edilmiş yalnızca iki direk bulunduğundan, ağ ekipmanları yalnızca iki raf direği üzerine monte edilecek şekilde tasarlanmıştır. Ancak sunucular, dört direkli raflara monte edilecek şekilde tasarlanmıştır. Arka iki direğin derinliği standart değildir ve çoğu rafta bu derinliği ayarlayabilirsiniz. Farklı rafa monte ekipmanların farklı derinlikleri vardır ve her bir sunucu veya depolama dizisinin sol ve sağ kenarlarında, ön ve arka direklere bağlanan iki montaj rayı bulunur. Dikey direklerde, kare ve yuvarlak olmak üzere iki tür delik vardır. Bazı montaj rayları doğrudan kare deliklere takılır ve aletsiz (hızlı) kurulum seçeneğine sahiptir. Yuvarlak delikli raflarda ekipmanlar doğrudan vidalanır (bu, telekomünikasyon ve A/V rafları için daha popülerdir). Kare delikli bir rafa yuvarlak delikli ekipman veya raylar takmanız gerekiyorsa, kafesli somun ve cıvatalar kullanırsınız.
Şekil 6: Yanları ve kapıları çıkarılmış, 42 birimlik (42U) dört direkli raf kabini
En yaygın yükseklikte raf 42U olup bu, normal kapı aralığına sığar. Farklı üreticilerin raflarının genel yüksekliği, genişliği ve derinliği tamamen aynı değildir; yalnızca direk genişliklerinin aynı olması garanti edilir. Bazı rafların derinliği daha fazladır; bu, büyük sunucular ve/veya yönlendirme kabloları için ve sıfır U (42U alanın dışına dikey montaj) ekipmanların montajı için kullanışlıdır. "Geniş" raflarda, direklerin solunda ve sağında ek alan bulunduğundan bu, çok miktarda kablonun geçeceği ek alan olması nedeniyle sıra sonu ağ rafları için kullanışlıdır. Rafların gerektiğinde yerine itilmesini veya taşınmasını sağlayan tekerlekleri de vardır. Ancak, bu tekerlekler dolu bir rafın tam ağırlığını kalıcı olarak desteklemeye yönelik değildir, bu nedenle her köşedeki dört sabitleme ayağının güvenliğini sağlamanız gerekir. Deprem bölgelerinde, rafların ön ve arkalarındaki metal plakalar aracılığıyla betona sabitlenmesini zorunlu tutan güvenlik yönetmelikleri de vardır.
Katı bir gereklilik olmamakla birlikte, birçok sunucu odasında yükseltilmiş zemin vardır. Bu, soğuk havanın odanın tamamına dağıtılması için basınçlı bir oda sağlar (rafların önündeki döşemelerde havalandırma delikleri bulunur). Yükseltilmiş zeminler aynı zamanda elektrik veya ağ kablolarının ya da sıra içi soğutmada soğutulmuş su borularının geçirilmesi için de alan sağlar. Son olarak, gelecekteki düzen/yapılandırma değişiklikleri için de daha fazla esneklik sunar. Şekil 7’de, yükseltilmiş zemin görüntüsü gösterilmektedir.
Şekil 7: Yükseltilmiş zemin örneği
Zemin, alt zemine monte edilmiş bir metal destek tabanları dizisinden; tabanların arasına yatay olarak yerleştirilmiş metal kirişlerden ve tabandaki her bir köşedeki kirişlerin tepesine dayanan güçlü zemin döşemelerinden oluşur. Bir döşeme çıkarıldığında delikler bir insanın sığabileceği büyüklükte ve döşemeler de dolu bir rafın ağırlığını kaldıracak güçte olur. Döşemelerin bir döngü derecelendirmesi vardır, ancak güvenlik nedeniyle, derecelendirmesinden fazla sayıda döngüye uğramış (üzerindeki doldurulmuş raf taşınmış) bir döşemenin değiştirilmesi gerekir. Yine güvenlik nedeniyle, kirişsiz bir zeminde hiçbir zaman iki veya üçten fazla ardışık döşemenin aynı anda zeminden kaldırılmaması gerekir. Tabanlardan birinde sorun olursa ağırlık yana kayarak yıkıcı bir zemin hatasına yol açabilir.
Rafların yukarısı, raflar arasında yatay olarak uzanan kablo tepsileridir. Bunları tavana asma seçenekleri de vardır veya bazı rafların üst kısma monte edilen isteğe bağlı tepsileri olur. Elektrik güvenliği için, üzerinden yalnızca ağ kablosu geçiyor olsa bile bunların düzgün şekilde topraklanması gerekir. İki raf arasından çok fazla kablo geçmesi gerektiğinde genellikle kabloları bir arada tutmak için kablo bağlayıcılar (cırtcırtlı) kullanılır.
Çoğu veri merkezi, iyi bir nedenle, katı fiziksel güvenlik yordamları uygular. Kötü niyetli birisinin bir sunucuya fiziksel erişimi olursa, bu kişi örneğin, yönetici ayrıcalıkları elde edebilir, veri çalabilir, ağ bağlantılarını izinsiz dinleyebilir ve virüsler/Truva atları yükleyebilir. Genellikle anahtar kart/PIN erişimi ve/veya biyometrik tarayıcı, tam zamanlı güvenlik görevlisi, kameralar ve izinsiz giriş dedektörleri gibi önlemler uygulanır. Birden çok kiracının olduğu paylaşılan veri merkezlerinde uygulanan bir teknik, her bir müşterinin raf kümesinin çevresini asma kilitli bir tel örgü çitiyle çevrelemektir. Google'ın güvenlik uygulamalarını buradan izleyebilirsiniz.
Güç
Aşağıdaki videoda veri merkezlerindeki çeşitli güç dağıtım yöntemleri ele alınmaktadır:
Veri merkezinin tasarımında dikkat edilen bir numaralı unsur, güvenilirlik/çalışma süresidir. Ne yazık ki, kötü hava koşulları ve güç hatlarının kesintiye uğraması nedeniyle veri merkezinin güç beslemesi %100 güvenilir değildir. Bazı konumlarda, birden çok elektrik tedarikçisinden besleme alınabilir, ancak bu çoğu zaman mümkün değildir. Güç kesintisi sırasında BT ekipmanlarının güç almayı sürdürmesini sağlamak için jeneratör takılabilir. Yedek jeneratörler iki çeşittir: dizel yakıtla veya doğal gazla çalışanlar. Bunlar yakıt olduğu sürece veri merkezine sonsuza kadar güç verir, ancak her iki yakıt kaynağı da şebekeden gelen elektriğe kıyasla çok daha pahalıdır. Jeneratörler genellikle dumanı, gürültüsü, ağırlığı ve titreşimi nedeniyle dış mekana monte edilir. Otomatik veya evrensel aktarım anahtarı, çalışan bir güç kaynağını (güç tedarikçisi 1, güç tedarikçisi 2 veya jeneratör) seçip onu veri merkezine giden ana güç girişine bağlayabilen bir cihazdır.
Jeneratörlerin başlatma süresi 15 - 60 saniyedir; dolayısıyla güç tedarikçisinin gücü geri gelinceye veya jeneratör çalışmaya başlayıncaya kadar bu süre zarfında kesintisiz güç kaynağı (UPS) BT ekipmanlarına güç sağlayabilir. UPS’te, seri olarak dizilmiş birçok kurşun asitli pil (arabadaki gibi) vardır. Örneğin, 480 volt’luk UPS, kırk adet 12 volt pil dizisine sahiptir. UPS ayrıca hat iyileştiricisi görevi de görür ve ani gerilim yükselmeleri, düşüşleri, yüksek voltaj, düşük voltaj ve dalga şekli ve frekansı değişimleri gibi olumsuz AC koşullarını algıladığında bir DC pil kaynağına geçiş yapar.
UPS ve BT ekipmanları arasında güç dağıtım birimleri (PDU’lar) vardır. PDU’ları, evde kullandığınız uzatma kabloları gibi düşünün; ancak bunlar daha fazla priz ve yerleşik devre kesicilerle daha yüksek voltaj ve amperler için tasarlanmıştır. Bunlar çoğu zaman izleme özellikleri içerir; böylece her dalın (tek bir kesiciye bağlı priz grubu) güç tüketimini uzaktan görebilirsiniz. Bazılarında her bir priz için uzaktan açma/kapatma anahtarı ve priz başına güç algılama (POPS) da yer alır. PDU’ların prizleri, evinizdeki elektrik prizleri gibi görünmez; bunlar IEC 60320 C13’tür ("C on üç" olarak okunur). 10 - 12 amp derecelendirmesine sahip C13 bağlayıcısının diyagramı için Şekil 8a’ya, 16 - 20 amp derecelendirmesine sahip C19 bağlayıcısının diyagramı için de Şekil 8b’ye bakın.
AC’de, bir veri merkezi aracılığıyla güç dağıtımı için yüksek voltaj (400 V ve 480 V), 240 V veya 208 V voltaja kıyasla daha verimlidir; ancak gerçek sunucuya ulaşmadan önce düşürülmesi gerekir. Çoğu sunucunun güç kaynakları evrensel olup 110 V ila 240 V aralığındaki giriş AC voltajlarını kabul eder. 110 ila 125 V aralığına kıyasla, 208 ila 240 V aralığında çalıştırmanın avantajları, daha yüksek verimlilik (%5 ila %10) ve tam nominal güç çıkışı (PSU üzerinde etiketlenen) elde edilmesidir. Çoğu sunucu odası/veri merkezi kurulumu, elektrik kablolarının daha düşük fiyatlı (daha küçük göstergeli bakır) olması nedeniyle ve verimlilik için 200 üzeri VAC’de çalışır. Verimliliği artırmak için bazı sunucu PSU’ları doğrudan 277 V’u da destekler. Bazı sunucu odalarında geleneksel kablolar yerine, baş seviyesinin yukarısına (rafların yukarısına) monte edilen ve tüm yatay konumlara bağlanabilen devre kesici sargılar içeren toplayıcı çubuklar kullanılır (bunlar raylara monte edilen lambalara benzer, yalnızca daha büyüktür).
Şekil 8: (a) C13 güç bağlayıcısı. (b) C19 güç bağlayıcısı. (Kaynak)
Bazı satıcılar, DC dağıtımı sunar; bu dağıtımda, her sunucu güç kaynağında AC’den DC’ye dönüştürme yerine, raf bazında, sıra bazında veya bölme bazında AC’den DC’ye dönüştürme gerçekleştirilir. Bu sistemlerin, AC alternatiflerinden daha verimli olduğu belirlenmiştir; ancak verimlilik, ortalama yükler için yalnızca %2 ila %4 arasıdır. Ayrıntılar için "Veri merkezleri için güç dağıtımı yapılandırmalarının nicel analizi (WP#16)" teknik incelemesine bakın. 1
DC güç kaynakları bir emtia olmadığından, yalnızca özel bileşenler içeren büyük ölçekli dağıtımlar için uygundur.
Soğutma
Son 10 yılda, yeni soğutma tasarımları ve yöntemleri sayesinde veri merkezi verimliliğinde birçok ilerleme kaydedilmiştir.
Şekil 9: CRAC ve yükseltilmiş zemin ile tipik veri merkezi soğutması
Geleneksel sunucu odalarında yaygın olarak bilgisayar odası klimaları (CRAC veya CAC) bulunur. Bunlar sürekli olarak sıcak havayı alıp, yükseltilmiş zemin altından alana veya boruların içine soğuk hava verir. CRAC ile normal klima arasındaki fark, CRAC’lerin nem denetimi de sağlıyor olmasıdır. Bağıl nemin %40 civarında tutulması önerilir. Hava çok nemliyse yoğuşma olur (bu, elektronikler ve metal şeyler için kötüdür). Hava çok kuruysa, ESD (elektrostatik boşalma) riski artar (bu da elektronikler için zararlıdır). Birim fanlarının, oda hacmi için pozitif basınç ve hava akışı yaratacak kadar yeterli boyutta olması ve istenen “soğuk hava koridoru” sıcaklığını korumak için yeterli soğutma kapasitesine sahip olması gerekir. İlerleyen bir modülde, sıcak ve hava koridorları hakkında daha fazla bilgi edineceğiz. CRAC’ler, yoğuşturucu (evinizdeki buzdolaplarındakine benzer) kullanarak veya sitedeki tüm soğutucuların sağladığı soğuk suyu kullanan bir ısı eşanjörü kullanarak ısıyı giderir.
Elektroniklerin enerji ölçümü genellikle kW cinsinden belirtilir, ancak çoğu HVAC ekipmanı ton veya BTU/sa birimiyle ölçülür; dolayısıyla burada iki dönüştürme söz konusudur:
- 1 kW = 3412 Btu/sa
- 1 ton = 12.000 Btu/sa
Biliyor muydunuz?
BTU (İngiliz ısı birimi), 1 libre suyu 1°F’ye ısıtmak için gereken enerji miktarını; 1 ton ise, 24 saatte 1 ton buzun erimesiyle soğurulan ısı miktarıdır.
Soğutucular, buhar sıkıştırmasını kullanarak, kapalı döngülü, yüksek basınçlı bir sistemde suyun ısısını alır ve yaklaşık 42° F (5,5° C) su çıkışı sağlar. Soğutucuların, sudan aldıkları ısıyı dağıtmaları gerekir; hava soğutma (fanlar) veya su soğutma (başka bir su kaynağı ve/veya soğutma kulesi gerekir) yoluyla bu gerçekleştirilebilir. Soğutucular, su sıcaklıklarına (giren ve çıkan) ve debiye (galon/dakika) göre boyutlandırılır. Bir soğutucudaki ana enerji tüketimi kaynakları, kompresör ve pompalardaki elektrikli motorlardır.
Bu soğutuculardaki yükü azaltmak için artık büyük veri merkezi kurulumlarında sıklıkla buharlı soğutma teknikleri kullanılmaktadır. Sıcak kuru hava, sudan geçtiğinde suyun bir kısmı buharlaşarak enerjiyi emer ve havayı soğutur. Buharlı soğutma tekniğini kullanmak istiyorsanız, yeni veri merkezini zengin bir su kaynağının yakınına konumlandırmak iyi fikir olacaktır.
Genel sistem, çok miktarda havayı soğutmak zorunda kalmadığından daha verimli hale gelir. Açık hava kullanımı yoluyla yapılan tasarruf, açık hava, sirküle edilen havadan daha serin olduğunda açık havanın kullanılması veya karıştırılması yöntemidir. Bu yöntem, soğuk iklimlerde maliyet tasarrufu sağlar, ancak sıcak ve nemli bölgelerde kullanışlı değildir.
Raf yoğunlukları 10 kW veya üzerine çıktığında, soğutma ekipmanının rafa yaklaştırılması faydalı olacaktır. Buna izin veren ürün kategorisi, sıra içi soğutmadır. Böylece soğuk hava doğrudan BT ekipmanının önüne gider ve rafın arkasından çıkan sıcak egzoz havası da doğrudan bitişik klimaya girer. Bu yöntem, odayı soğutmak yerine rafları soğutmaya odaklanır. Sıra içi soğutmaya benzeyen, raf üstü soğutma sistemleri vardır. Bu sistemler, her bir rafın en üstüne cıvatayla sabitlenir ve raf başına yerleşik soğutma sağlar. Raf üstü soğutmanın avantajı, sunucu odasında zemin alanı kaplamaması; dezavantajıysa kurum ve bakımının daha zor olmasıdır. Daha küçük kapasiteli sıra içi sistemler kompresör kullanırken, daha yüksek kapasiteli modellerse soğutulmuş su veya harici soğutucu gaz kullanır. Raf üstü sistemler genellikle harici soğutucu kullanır. Soğutucu gaz kullanmanın avantajı, BT ekipmanının yakınına su sızma ihtimalinin olmamasıdır. Dezavantajıysa, sunucu odasında, soğutulmuş su kullanarak soğutucu döngüsünden ısıyı gideren ek ekipman maliyeti oluşturmasıdır. Hem sıra içi hem de raf üstü sistemler, modüler bir soğutma yaklaşımı sunar. Tesisin soğutulmuş su tesisinde yeterli kapasite olduğu sürece, yalnızca yeni BT ekipmanı eklediğinizde soğutucular ekleyebilir, böylece sermaye giderlerinizi kademelendirebilirsiniz.
Sıcak hava koridoru, bitişik sıralar birbirine bakmayacak şekilde (örneğin, soğuk-sıcak-soğuk) raflarınızı sıralara/bölmelere yerleştirme ve böylece sıcak hava koridorunu tamamen sınırlama yöntemidir. Bu düzenleme, sıcak ve soğuk havanın klimaya sirküle edilmeden önce birbirine karışmasını engeller ve bu da verimliliği büyük ölçüde artırır. Bazı sunucu odası tasarımları, karşılıklı soğuk hava koridoru tekniğini uygular; burada odanın kendisi sıcaktır, ancak rafların sınırlandırılmış ön kısımlarına ayrı bir soğuk hava beslenir.
Bu yıllardır meraklılar arasında yaygın olarak kullanılmış olsa da, birçok satıcı, su soğutma ürünleri de (veya glikol ya da başka bir sıvı) sunmaya başlamıştır. İki yaklaşım söz konusudur: birincisi, içine soğuk su beslenip dışarıya sıcak su verecek şekilde, büyük ısı yutucu niteliğinde özel raf kapakları olması; ikincisiyse, raftaki her sunucuya giden soğuk giriş ve sıcak çıkış su hortumları ve her bir sunucunun içinde de CPU (ve GPU) için su sirkülasyonunun gerçekleştiği özel ısı yutucuların olmasıdır. Her iki durumda da sunucular için yine diğer bileşenleri (örneğin, RAM, sabit sürücüler) soğutacak fanlar gerekir.
Bir satıcı, aşırı bir sıvı soğutma tekniği bile sunar. (Mühürlü) raf, yana çevrilip mineral yağıyla (iletken olmayan yalıtkan madde) doldurulur ve sunucular dikey olarak buna batırılır. Fanlar çıkarılır ve sabit sürücülerin mühürlenmesi (veya SSD kullanılması) gerekir. En iyisi, G/Ç bağlantı noktaları önde olan sunucular kullanılmasıdır.
Birçok modern binanın HVAC sistemleri, sunucu odasında ısı üretilip bu ısının sıcak su veya ısıtma (soğuk iklimlerde) gibi başka bir yerde kullanılacağı ve böylece genel enerji maliyetlerinin düşürüleceği düşüncesiyle tasarlanmıştır.
Güvenlik
Daha önce belirtilen güvenlik notlarına ek olarak, veri merkezinin güvenliğe özgü bazı özellikleri vardır.
Yangın söndürme
Sunucu odasında yangın söndürmek için tercih edilen sistem temiz bir aracı kullanmaktır. Bu tür bir madde, sıvı kalıp daha az yer kaplaması için yüksek basınç altında depolanır ve taşınır. Etkinleştirildiğinde, tavandaki püskürtme deliklerinden çıkan bir gaz halini alır. Burada “temizleme” terimiyle, bu sistemlerin, el tipi yangın söndürücülerde (veya kuru kimyasallar) ya da su fışkırtma sistemlerinde olduğu gibi bir kalıntı bırakmayacağı veya temizlik gerektirmeyeceği ifade edilir.
Halon, bu kategoride en popüler yangın söndürücüydü, ancak CFC (sera gazı) olduğu için halon üretimi 1994’te yasaklandı. Eski sistemler hala mevcuttur (geri dönüştürülmüş halon kullanılmalıdır), ancak yeni kurulumlarda kullanılamaz.
Günümüzün popüler bir temiz aracısı DuPont'un FM-200 (CF3CHFCF3), toksik olmayandır ve düzgün tasarlanmış bir sistemle, gaz odayı doldurur ve 10 saniye içinde tüm yangınları söndürür (ipucu: kapıları açık bırakmayın). İnsanlar nefes alabilir ancak bu madde ateşle reaksiyona girdiğinde duman üretebilir. Standart uygulama gereği, tüm yangının söndüğünden emin olmak için 10 dakika boyunca odaya girilmez (oda mühürlenir).
Yangın söndürmenin bir diğer yöntemi de CO2 gibi inert gazların kullanılmasıdır. Bu gazlar, havadaki oksijen oranını düşürerek çalışır. Bu sistemlerdeki sorun, insanlar için tehlikeli olması ve yeterince etkili olmamasıdır (yangın türüne bağlı olarak).
Geleneksel su fışkırtma sistemleri, odadaki her şeyin yanıcılığını azaltmak için çok miktarda su kullanır. Bunlar elektrik yangınları için etkili değildir, elektroniklere zarar verir ve kapsamlı bir temizlik gerektirir. Bazen belediyeler her odada bunların olmasını zorunlu tutar, bu nedenle bir FM-200 sistemi boyunca uzanan su fışkırtıcıları olduğunu görebilirsiniz. Islak boru sistemi sayesinde su önceden fışkırtma borularının içindedir ve yangının oluşturduğu ısı, kapakları eriterek suyu dışarı salar. Daha uygun bir kuru boru sisteminde normalde boş borular olur ve duman dedektörleri, boruları doldurmak için elektronik olarak bir ön işlem valfini tetikler (ancak suyun çıkması için yine kapakların erimesi gerekir). Su fışkırtıcıların ana amacı, odadaki elektronikleri korumak değil, binanın yıkılmasını önlemektir.
Hangi sistem mevcut olursa olsun, modern tesislerde izleme ve bina mühendislerini, güvenlik birimini, itfaiyeyi ve diğer ilgili tarafları otomatik şekilde uyarmaya yönelik elektronik sensörler vardır.
OSHA uyumluluğu
İş Güvenliği ve Sağlığı İdaresi (OSHA), güvenli iş yeri ortamını korumak için yönetmelikler sunmakla görevli, resmi bir organdır (ABD Çalışma Bakanlığı’na bağlı). Bir veri merkezinde geçerli olan bazı kurallar başka bir yerde yaygın değildir.
Yalnızca BT ekipmanlarından değil, aynı zamanda HVAC sistemlerinden de gelen gürültü gittikçe daha fazla sorun oluşturmaktadır. Gürültüyü güvenli miktarda tutmak için tüm personelin sunucu odasındayken kulak tıkacı veya kulaklık takması önerilir.
Yükseltilmiş zeminlerdeki zemin döşemelerini çıkarma yordamları, birisinin yanlışlıkla açık delikten düşmemesi için geçici bariyerler veya koniler koyulmasını kapsamalıdır. Alt zemin derinse veya sığsa, çalışanlara teçhizat sağlanmalı ve döşemeler çıkarılmadan önce sabitlenmelidir.
Modern veri merkezlerinde çok miktarda yüksek voltajlı devreler bulunduğundan, elektrik güvenliği de önemlidir. Tüm elektrik bakım veya kurulumu, sertifikalı elektrik tesisatçıları tarafından yapılmalıdır. Büyük UPS dolaplarında, ölümcül elektrik arkı oluşma ihtimali vardır; bu nedenle bakım sırasında ark parlaması (“flaş”) giysileri giyilmelidir. Tüm raflar/dolaplar, PDU’lar ve diğer elektrikli ekipmanlar düzgün şekilde topraklanmalıdır. Birisine elektrik çarpması durumunda odaya (veya modüle ya da bölmeye) giden tüm gücü kesecek bir acil durum güç kapatma düğmesi (“büyük kırmızı düğme” olarak da ifade edilir) kurulmalıdır.
Eski binalardaki sunucu odaları için tüm yanmaztaşların konumları net şekilde işaretlenmeli veya teknisyenler bunların belirlenmesi konusunda eğitim almalı ve ağ kablosu bağlanırken (genellikle binanın diğer alanlarına/alanlarından) uygun güvenlik önlemleri (solunum maskeleri) uygulanmalıdır.
Sunucular ağır olabilir; 4U sunucunun ağırlığı 35 kg (75 lb) bile olabilir. Bazı büyük ağ anahtarları kaldırılamasa da forklift yardımıyla teslim edilmelidir. Sırt ağrısını ve yaralanma riskini azaltmak için sunucuları monte ederken takım çalışması yapılmalıdır. Ayrıca sunucuları kurulum ve sökme için uygun yüksekliğe hizalayabilen sunucu kaldıraçları da vardır.
Yeterli sayıda, düzgün şekilde işaretlenmiş acil durum çıkışları olmalıdır. Bu kesin gibi görünse de, büyük, kapsayıcılı veri merkezlerinde ve çok katlı tesislerde zor olabilir.